“Oniki İmam” Denilen Büyük Zâtlar – 6

Bugünkü makalemizle, Oniki İmâm hazretlerini tamamlıyacağız. İnşâallah ileride fırsat bulunca, onların kıymetli sözlerinden ve kerâmetlerinden de bazı nakıller yapacağız.

8- İMÂM ALÎ RIZÂ (rahmetullâhi teâlâ aleyh):

Peygamber Efendimizin soyundan olup, ilim, takvâ, ahlâk, şecâat ve asâlet bakımından zamanındaki insanların en üstünlerindendir. İmâm Mûsâ Kâzım’ın oğlu ve İmâm Muhammed Cevâd Takî hazretlerinin babasıdır.

İmâm Alî Rızâ, oniki imâmın sekizincisidir. Künyesi “Ebü’l-Haseni’s-sânî”, lakabı “Rızâ”, “Sâbir”, “Râzî”dir

153 [m. 770] senesinde Medîne-i münevvere’de tevellüd ve 203 [m. 818] yılında, Ramazan-ı şerif ayının yirmi üçüncü [Cuma] günü Tûs, ya’nî Meşhed’de vefât etdi. Hârûn Reşîd’in kabri yanına defn edildi. Kabr-i şerîfi ziyâret edilmektedir.

Cenâze namazını, Abbâsî Halîfesi Me’mûn kıldırdı. Halîfe, İmâm Alî Rızâ hazretlerini çok sever ve sayardı. Kızkardeşi Ümmü Habîbe’yi ona, kızı Ümmü’l-Fazl’ı da Ali Rıza’nın oğlu Muhammed Cevâd’a vererek ona akraba oldu.

Kendisi Merv şehrindeyken, yerine halîfe olmasını emir ve i’lân edip, herkese bîat ettirdi, paralara ismini yazdırdı. Bayrağı ve asker elbisesini siyâh yerine yeşil yaptı. Fakat, İmâm Alî Rızâ, ondan önce vefât etti.

İlim ve takvada yüksek bir zat olan İmâm Ali Rızâ’nın sohbetlerinde pekçok âlim ve evliyâ yetişti. Tıpla ilgili bir risâlesi ve kendisine nisbet edilen bazı eserleri vardır.

Bâyezîd-i Bistâmî ve Ma’rûf-i Kerhî gibi zâtlar İmâm Ali Rızâ’nın sohbetlerinde kemâle geldiler.

Çok kerâmetleri görüldü. Üstün hâlleri, menâkıb kitâblarında yazıldı.

9- İMÂM MUHAMMED CEVÂD TAKÎ (rahmetullâhi teâlâ aleyh):

Resûlullah Efendimizin torunlarından, Hazret-i Ali ile Hazret-i Fâtıma’nın evlâdındandır. Hazret-i Hüseyin’in torunlarından olduğu için “seyyid”dir.

İsmi Muhammed Cevâd bin Ali bin Mûsâ Kâzım bin Câfer-i Sâdık bin Muhammed Bâkır bin Zeynel-âbidîn bin Hüseyin bin Ali bin Ebî Tâlib’dir.

İmâm Alî Rızâ’nın oğludur. Künyesi “Ebû Câfer”,İmâm-ı Takî” lakabı ile meşhûrdur.

Oniki imâmın dokuzuncusudur. İmâmlığı onaltı sene iki ay ondört gündür. Daha küçük yaşta, büyük ve derin bir âlim olmuştur.

195 [ m. 811]senesinde Receb ayının onundaMedîne’de tevellüd ve 220 [m. 835] senesinde Zilhicce ayının altısındaBağdâd’da vefât etti. Kabri, dedesi Mûsâ Kâzım hazretlerinin kabrinin arkasındadır.

Halîfe Me’mûn, kızı Ümmü Fadl’ı Muhammed Cevâd ile evlendirmiş, Medîne’ye yollamış ve her yıl on bin dirhem göndermiştir. Ali Nakî ve Mûsâ isminde iki oğlu, Fâtıma ve Ümâme isminde iki de kızı vardı.

Zevcesi Ümmü’l-Fadl’ın amcası olan Halîfe Mu’tasım ile görüşmek için Bağdâd’a gidince vefât etmiştir. Zevcesi sarâya alınmıştır.

İmâm Muhammed Cevâd’ın menkıbeleri ve kerâmetleri çoktur.

10- İMÂM ALÎ NAKÎ (rahmetullâhi teâlâ aleyh):

Peygamber Efendimizin soyundan olup, ilim, takvâ, ahlâk, şecâat ve asâlet bakımından zamanındaki insanların en üstünlerindendir.

Hazret-i Ali ve Hazret-i Fâtıma’nın evlâdından, İmâm Muhammed Cevâd Takî’nin oğludur. Künyesi, “Ebü’l-Hasen-i Askerî”dir. “Hâdî” lakabı ile meşhur oldu.

829 (h. 214) senesinde Medine-i münevverede doğdu. 868(h. 254)’de Bağdat’ın Sâmerrâ nahiyesinde vefat etti.

Oniki imamın onuncusudur. Seyyid Alî Nakî’nin imâmlığı otuzüç yıl altı ay yirmiyedi gündür. Hasen-i Askerî, Hüseyin ve Ca’fer adında üç oğlu ve bir kızı vardı.

İmâm Alî Nakî’nin üstün hâlleri ve menkıbeleri menâkıb kitâblarında yazılıdır.

11- İMÂM HASAN ASKERÎ ZEKÎ (rahmetullâhi teâlâ aleyh):

İmâm Alî Nakî’nin oğludur. İsmi Hasan olup, künyesi “Ebû Muhammed”dir. “Zekî”, “Hâlis” ve “Sirâc” lakablarıyla bilinir. Sâmerrâ’da oturduğu “el-Asker” mahallesine izâfeten, “el-Askerî” nisbetiyle meşhur olmuştur.

846(h. 232)’da Medîne’de doğdu. Babasının ikâmete mecbur tutulduğu Sâmerrâ’ya iki yaşındayken gelen Hasan el-Askerî orada büyüdü. Abbâsî Halîfesi El-Mu’temid zamânında, 875(h. 261)’te vefât eden Hasan bin Ali el-Askerî, Bağdat yakınındaki Sâmerrâ’da babasının yanına defnedildi.

Oniki imâmın onbirincisidir. Zamânının âlimlerinden ilim tahsil etti. Fars, Hint ve Türk dillerini öğrendi.

Cesur, cömert, kerîm ve âlim bir zât olan Hasan bin Ali el-Askerî’nin, oniki imâmın onikincisi ve sonuncusu olan Muhammed Mehdî adında bir oğlu vardı.

Güzel ahlâk sâhibi ve velî bir zât olup, kerâmet ehliydi.

12- İMÂM MUHAMMED MEHDÎ (rahmetullâhi teâlâ aleyh):

İsmi Muhammed bin Hasan-ı Askerî bin Ali’dir. Künyesi “Ebü’l-Kâsım”, lakabı “Mehdî”, “Kâim” ve “Muntazar”dır.

870 (h. 257) senesi Ramazan ayının yirmiüçüncü günü Sâmerrâ’da doğdu.

Oniki imâmın sonuncusudur. İlim, fazîlet ve güzel ahlâk sâhibi bir zât olan Muhammed Mehdî, insanlardan uzaklaşıp, uzlete çekilince, “ebdâl” zümresine girdi.

O zamânın kutbu Ali bin Hüseyin Bağdâdî vefât edince, İmâm Muhammed Mehdî onun cenâze namazını kıldırdı ve onun yerine “kutup”luk makâmı da ihsân edildi.

888 (h. 275) senesinde vefât edip, Medîne-i münevvere’de defn olundu.