Mekke-i Mükerreme’deki Ziyâret Yerleri

Hem bedenî, hem de mâlî ibâdetlerden ve İslâmın beş şartından biri olan “Hac”cın ve yine kıymetli bir ibâdet olan “Umre”nin îfâ edildiği mekânları içinde barındıran “Mekke-i Mükerreme”de birçok ziyâret mahalli mevcuttur.

Tabîî ki bunların başında “Ka’be-i Muazzama” ve onu çevreleyen “Mescid-i Harâm”  gelir. Mescid-i Harâm’daki “Metâf (Tavâf yeri)”, “Hacer-i Esved”, “Makâm-ı İbrâhîm”, “Hıcr-i İsmâîl” ve “Hatîm”, “Mültezem”, “Ka’be-i Şerîfe’nin Kapısı”, “Zemzem Kuyusu” gibi mekânlardan her birinin ayrı ayrı fonksiyonları vardır.

“Mes’â (Sa’y yeri)” [“Safâ” ve “Merve” Tepeleri] sa’y ibâdetinin yapıldığı yerlerdir. “Arafât”[“Cebelü’r-Rahme”, “Mescidü’n-Nemire”],“Müzdelife” [“Meş’ar-i Harâm”] ve “Minâ” [Cemerât (Ûlâ, Vustâ ve Akabe Cemreleri denilen şeytân taşlama yerleri), “Mescid-i Hayf”, “Akabe Mescidi”, “Mescid-i Bîa”] gibi mekânlar, “Hac Menâsiki”nden bazılarının yapıldığı yerler ile buralarda bulunan diğer bazı mühim mevkılerdir.

“Seyyidü’l-kevneyn”, “Resûlü’s-sekaleyn” ve “İki Cihânın Güneşi” Sevgili Peygamberimizin doğduğu, dünyâyı şereflendirdiği eve “Mevlidü’r-Resûl (Peygamber Efendimizin Doğduğu Ev) denilir ve bu mekân, çok mühim bir başlangıç noktasıdır.

Onun ilk vahyi [Alak Sûre-i celîlesinin 1-5. Âyet-i kerîmelerini] almaya başladığı mekân olan “Cebelü’n-Nûr=Nûr Dağı”ndaki “Gâru Hırâ=Hırâ Mağarası” da,Cebrâîl aleyhisselâmın indiği ve bütün cihânın aydınlanmaya başladığı noktadır.

“Hicret” esnâsında Hazret-i Ebûbekir (radıyallahü anh) ile bir müddet [3 gün kadar] istirâhat buyurdukları “Cebelü Sevr=Sevr Dağı”ndaki “Sevr Mağarası” da çok önemli bir başlangıç noktasıdır.

“Cebel-i Ebî Kubeys”, “Dâru’l-Erkam”, “Mescidü’ş-Şecere”, “Mescidü’r-Râye”, “Mescidü’l-Cin”, “Mescid-i Âişe”, “Mescid-i Ci’râne”, “Hudeybiye”…..  denilen yerlerden herbirinin de ayrı ayrı hâtıraları vardır.

 “Cennetü’l-Muallâ” denilen, Harem-i Şerîfin yaklaşık iki kilometre kuzeyinde olan Kabristân’da, başta mü’minlerin annesi Hazret-i Hadîcetü’l-Kübrâ (radıyallahü anhâ), küçük yaşta ölen iki oğlu Hazret-i Kâsım ve Hazret-i Abdullah [Tâhir ve Tayyib isimleri de vardır] olmak üzere 10.000 civârında Sahâbe-i Kirâm medfûndur. Sevgili Peygamberimizin dedesi Abdülmuttalip ve amcası Ebû Talip de buradadır. Bu mezârlık, aynı zamanda şehrin târihî mezârlığıdır. Günümüzde Mekke’de vefât eden yerli-yabancı her müslümân da bu mezârlığa defnedilmektedir.

Hazret-i Hadîce vâlidemiz, Peygamberimize ilk îmân etmiş, en büyük maddî ve ma’nevî destekçisi olmuş, Peygamberimizin yedi çocuğundan altısının annesi olmuş muhterem bir kişidir. Hazret-i Hadîce annemizhicretten üç yıl kadar önce vefât etmiş, onu kabrine bizzât Sevgili Peygamberimiz indirmiş ve vefâtına da çok üzülmüştür. Abdullah İbnü’z-Zübeyr, Hazret-i Ebû Bekr’in büyük kızı Esmâ, yine Hazret-i Ebû Bekr’in oğlu Abdurrahman, Abdullah İbn-i Ömer, Osmân Bin Talha (radıyallahü anhüm) hazretleri gibi Sahâbe-i kirâmın büyüklerinden bir çok zâtın kabirleri de buradadır; ya’nî “Cennetü’l-Muallâ” denilen kabristândadır. Ayrıca Tâbiîn ve Sâlihînden bir çok kimsenin kabirleri de oradadır. Buradaki türbeler ve kabir taşları, Osmânlılar’dan sonra yıkılmıştır.