Komşu Hakkının Önemi

Komşu hakkı önemlidir.  İyi komşuluğun imanla da ilgisi vardır. (Güzel komşuluk et ki, hakiki mümin olasın) hadis-i şerifi bunu açıkça gösteriyor. Peygamber efendimiz , (Komşuya da, ana-babaya hürmet eder gibi hürmet etmek gerekir) buyuruyor. Komşuya hürmet, onunla iyi geçinmektir. Onu incitecek söz ve hareketlerde bulunmamaktır. Çünkü Peygamber efendimiz buyurdu ki:

(Komşunun miras hakkı gibi hakkı vardır, o da komşuluk hakkıdır. Eğer müslüman ise sende iki hakkı vardır: Biri komşuluk hakkı, biri de müslümanlık hakkı.) [İslam Ahlâkı]

(Komşusuna eziyet eden, bana eziyet etmiş olur. Bana eziyet eden Allaha eziyet etmiş olur. Komşusu ile dövüşen, benimle dövüşmüş olur. Benimle dövüşen Allah ile dövüşmüş olur.) [Ebu Nuaym]

(Namaz kılan, oruç tutan, sadaka veren, fakat dili ile komşularını inciten nice kimseler vardır ki, gidecekleri yer Cehennemdir.) [Hakim]

Komşuya emr-i maruf yapmamak önemli bir kul hakkıdır. Mesela, alkollü içkilerin, açık gezmenin haram olduğunu, güler yüz ve tatlı dil ile komşularına anlatmalı. Komşularının günah işlediklerini görüp de, “bana ne” diyerek evine çekilen, uygun bir şekilde onlara nasihat etmeyen ve kendileri ile görüşmeyen, onların Cehennemden kurtulması için yardım etmeyen mesul olacaktır. Komşuları böyle bir kimseyi, kıyamette Allahü teâlâya şikayet edeceklerdir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

(Nice kimse, kıyamette komşusunun yakasına yapışıp “Ya Rabbi, buna, niçin kapısını bana kapattığını sor. Niçin elindeki nimetlerden bana da vermedi” diyecektir.) [İsfehani]

(Komşun yardım isterse yardım et. Borç isterse ver. Fakir ise gözet. Hastalanırsa ziyaret et. İyi şeylerini tebrik et, felaketlerinde sabır dile. Ölünce cenazesine git.) [Haraiti]

Muazzam eserler

Kainattaki canlı-cansız her mahluk muazzam bir eserdir. Bir insanın vücudunu inceleyen insaf sahibi bir kimse, bunun muazzam bir eser olduğunu, bunun mutlaka bir yaratıcısının bulunduğunu kabul eder. Hayvanları, hatta cansızları inceleyen de aynı neticeye varır. Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:

(Gökleri yedi kat ve birbirine ahenkli şekilde yaratan Rahmanın yarattığı her şeyde bir düzensizlik bulamazsın. Gözünü çevir de ibretle bak, bir aksaklık, bir eksiklik var mı? Bir aksaklık var mı diye gözünü tekrar çevir de bak, ama umduğunu bulamayıp bitkin düşersin.) [Mülk 3-4]

Makbul olan iyilik

Allahın rızasına kavuşturucu iyiliğin ne olduğunu dinimiz bildirmiştir. İman etmeden yapılan iyiliğin kıymeti olmaz. Yalnız Allaha inanmak da iman değildir. Amentü’de bildirilen altı esasa inanmak şarttır. Kur’an-ı kerimde buyuruluyor ki:

(Asıl iyilik, Allaha, ahirete, meleklere, kitaplara, peygamberlere inanmak, Allah rızası için akrabaya, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışlara, saillere ve mükateb köle [ve esirlere] sevdiği maldan harcamak, namaz kılmak, zekât vermek, antlaşmada sözlerini yerine getirmek, sıkıntı, hastalık ve savaşta sabretmektir.) [Bekara 177]

Bu âyet-i kerimede, insanı olgunlaştıran esaslar açıkça bildirilmiştir. Bunlar da sağlam iman, iyilik, yardım ve nefsin ıslahıdır. Bu hasletleri kendisinde toplayan bir kimse, iman ve itikadına göre, sıdkla vasıflandırılmış, takva ile övülmüştür. Peygamber efendimiz, (Bu âyetin bildirdiği hususlarla amel eden kimse, kâmil iman sahibi olur) buyurdu. (Tibyan)