İslâmiyetin Üç Mühim Temeli Nedir?

İslâm âlimlerinin eserlerinde, âhırette ni’metlere kavuşmak için, îmân sâhibi olmak lâzım olduğu yazılıdır. Bu kitâblar dünyânın her yerinde çokca, bol miktarda vardır. Bu kitâbları okuyup da inanmıyana kâfir denir. İslâmiyyeti işitmeyen kâfir olmaz; ama işitince, “Lâ ilâhe illallah Muhammedün Resûlullah” diyen ve buna inanan müslümân olur. Bunun ma’nâsı şöyledir: “Allah’tan başka ibâdete lâyık hak ma’bûd / ilâh yoktur ve Muhammed aleyhisselâm O’nun Resûlüdür.”

İslâmiyyetin temeli üçtür: 1– İlim. İlim, Ehl-i sünnet âlimlerinin kitâblarından öğrenilir. 2– Amel. İlme uygun olan iştir. 3– İhlâs. İlimde ve amelde ihlâs sâhibi olmaktır. İhlâs, ilmin ve amelin Allah rızâsı, Allah sevgisi ile olmasıdır; mâl, mevkı’ ve şöhret için olmamasıdır.

İslâmın birinci şartı, îmân olup kalb ile inanmak ve dil ile de söylemektir. Diğer dört şart ise, vücûd ile yapılacak ve kalb ile niyyet edilecek ibâdetlerdir.Namâz, bütün ibâdetleri kendisinde toplamıştır ve hepsinden dahâ üstündür.

“Harâmları, büyük günâh ve küçük günâh diye ikiye ayırmışlar ise de, küçük günâhlardan da, büyük günâh gibi kaçınmak, hiçbir günâhı küçümsememek gerektir. Çünki, Allahü teâlâ, istediğini yapmakta hiç kimseden çekinmez; intikâm alıcıdır ve ganîdir. Gazabını, düşmânlığını günâhlar içinde gizlemiştir. Küçük sanılan bir günâh, intikâmına, gadabına sebeb olabilir.” [Mevlânâ Muhammed Rebhâmî, Rıyâdu’n-nâsıhîn, IV. kısım, II. bâb, 3. Fasıl]

Dînde yapılması yasak edilenlerden, mümkin olduğu kadar sakınmalıdır. Allahü teâlânın râzı olmadığı şeyleri, öldürücü zehir bilmelidir. Kusûrlarını düşünüp, bunları yaptığına mahcûb olmalı, utanmalıdır. Pişmân olup üzülmelidir. Hiç günâh yapmamağa karâr vermelidir. [Bu üzülmeğe ve karâra “Tevbe etmek” denir. Allahü teâlâya, günâhlarını afv etmesi için yalvarmağa “İstiğfâr etmek” denir.]

Her günâhı yapdıktan sonra “tevbe” ve “istiğfâr etmek” de farzdır. Her günâhın tevbesi kabûl olur.

“Küfürden ve bid’atten başka günâhlar ikiye ayrılır: Birinci kısım, Allahü teâlâ ile kul arasında olan günâhlardır. İçki   içmek,   namâz   kılmamak   ve   benzerleri   gibi.   Bu   günâhların   büyüğünden   de, küçüğünden de, çok sakınmalıdır. Resûlullah (aleyhisselâm) buyurdu ki: “Bir zerrecik [ya’nî çok az] bir günâhtan kaçınmak, bütün cin ve insanların ibâdetleri toplamından efdaldir, dahâ iyidir.”

Günâhların hepsi, Allahü teâlânın emrini yapmamak olduğundan, büyüktür. Fakat, ba’zısı, ba’zısına göre küçük görünür. Meselâ, yabancı kadına şehvetle bakmak, zinâ yapmaktan dahâ küçüktür. Bir küçük günâhı yapmamak, bütün cihânın nâfile ibâdetlerinden dahâ sevâbtır. Çünki, nâfile ibâdet yapmak farz değildir. Günâhlardan kaçınmak ise, herkese farzdır. …..” [Mevlânâ Muhammed Rebhâmî, Rıyâdu’n-nâsıhîn, III. bâb, 1. Fasıl]