Hac Hakkında Bazı Hadîs-i Şerîfler

Sevgili Peygamberimiz hadîs-i şerîflerinde buyurdular ki:

“Hac, suyun kirleri temizlediği gibi, günâhları yok eder.” (Taberânî)

“Arafât’ta vakfeye durup da günâhlarının affedilmediğini zanneden, büyük günâha girmiş olur”  (Hatîb Bağdâdî)

“Şeytân, Bedir günü hâriç, hiçbir zaman, Arefe gününkünden daha zelîl, daha hakîr ve daha öfkeli görülmemiştir. Çünkü şeytân, o gün inen İlâhî rahmeti ve Allahü teâlânın, büyük günâhları affedişini görür.” [İmâm Mâlik]

Bir kimse, “Yâ Resûlallah! Ben, hac arzûsuyla yola çıktım; fakat hac vaktine yetişemedim. Şimdi bana öyle birşey emrediniz ki, onunla hacca yetişmiş, hac sevâbı almış olayım” dedi. Bunun üzerine, Peygamber Efendimiz:

“Eğer Ebû Kubeys dağı kadar altının olsa ve sen de bunları Allah yolunda sarfetsen, yine de haccın sevâbına kavuşamazsın” buyurdu.

“Hac zenginliğe, zinâ fakîrliğe sebep olur.” (Şir’atü’l-İslâm)

“Haccedin ki, muhtâç olmayasınız. Yolculuk edin ki, sıhhata kavuşasınız.” (Taberânî)

“Bir hâcı ile karşılaşınca, ona selâm verin, onunla müsâfeha edin, eve girmeden önce, kendiniz için duâ, istiğfâr etmesini isteyin; çünkü hâcı, mağfiret olunmuş kimsedir.” (Taberânî)

“Hâcı, Allah yolundadır. Hac yolunda sarfettiği mal için, bire yediyüz sevâb kazanır.” (Taberânî)

“Hâcı, yakınlarından dört yüz kişiye şefâat eder.” (Bezzâr)

“Hâcılarla, gâzîlerle kucaklaşan, Peygamberlerle kucaklaşmış gibidir.” (Şir’atü’l-islâm)

“Hâcının ve onun duâ ettiği kimsenin günâhları affolur.” (Bezzâr)

“Yâ Rabbî, hâcının ve onun affolması için duâ ettiği kimsenin günâhlarını affet!” (Hâkim)

“Hacca giderken veya gelirken ölenin geçmiş günâhları affolur. O kimse, hesâba çekilmeden ve azâp görmeden Cennete girer.” (İsfehânî)

“Hacca giderken yolda ölene, kıyâmete kadar haccetmiş gibi sevâp yazılır. Umreye giderken ölene de, umre yapmış gibi sevâp yazılır. Cihâd etmek üzere giderken, yolda ölene de, kıyâmete kadar cihâd etmiş gibi sevâb yazılır.” (Ebû Ya’lâ)

“Hac veya umre niyyetiyle evinden çıkıp yolda ölenin defterine, kıyâmete kadar, hac ve umre sevâbı yazılır. Mekke ve Medîne’de ölene, hesâb sorulmaz, ‘haydi Cennete gir’ denir.” (Beyhakî)

TERVİYE VE AREFE GÜNLERİ

Zilhiccenin 8. günü Terviye günüdür.  O gün hacıların Minâ’ya çıkmaları ve geceyi orada geçirmeleri sünnettir.  Zilhiccenin 9. günü ise Arefe günüdür. Zilhicce’nin 9. günü [Arefe günü] sabâh namazından, dördüncü günün [Zilhicce’nin 13. günü] ikindi namazına kadar, 23 farz namazın akabinde, “Teşrîk tekbîri” okumak vâciptir. 

Zilhiccenin onuncu günü Kurbân bayramıdır. Bir hâcı, Arefe günü öğle ezânından, Bayramın birinci günü, sabah namâzı vaktine kadar olan zaman içinde, Arafât’ta biraz dursa veya ihrâmlı olarak Arafât’tan geçse veya ihrâmlandıktan sonra hasta olup uykuda iken, baygın iken sedye içinde veya başka bir şeyle taşınarak, nüsükler yaptırılsa veyahut ihrâma girmeden önce, hasta olan, bayılan kimsenin yerine, başkası ihrâma girip, bu uyanmadan, ayılmadan önce, o bunun yerine de nüsükleri ayrıca yaparsa veya Arefe günü olduğunu bilmeyerek, Arafât’ta dursa, haccı, sahîh olur. O yerin Arafât olduğunu bilmek ve niyyet etmek de lâzım değildir.

Bütün dîn kardeşlerimize sahîh ve makbûl haclar temennî ediyoruz.