Bu Sene De Ayların Sultânına Kavuştuk

Nasıl ki altın madeni demir, bakır, kömür gibi madenlerden çok daha üstün ise, yine yâkût taşı diğer normal taşlardan çok daha kıymetli ise, bazı gece, gün ve aylar da diğer normal gece, gün ve aylardan çok üstündürler. Gül çiçeği de, çiçeklerin şâhıdır.

Bilindiği üzere, bazı mekânlar emsâline göre daha mukaddes, bazı insanlar akrânına nisbetle daha muhterem olduğu gibi, bazı zamanlar da benzerlerine nazaran çok daha kudsî, mukaddes ve mübârek kılınmıştır.  

Allahü teâlâ, kullarına çok merhamet ve şefkat ettiği/acıdığı için bazı gecelere, günlere ve aylara kıymet vermiş, bu gece, gün ve aylardaki duâ, tevbe, namaz ve oruç gibi ibâdetleri kabûl edeceğini bildirmiştir. Aslında kullarının çok ibâdet yapmaları, duâ ve tevbe etmeleri için böyle gece, gün ve ayları birer sebep kılmıştır.

Sevgili Peygamberimiz (sallallahü aleyhi ve sellem), bir hadîs-i şerîfinde buyurmuştur ki: “Bir kimse, Ramazân ayında oruç tutmayı farz bilir [ya’nî vazîfe bilir] ve orucun sevâbını, Allahü teâlâdan beklerse, geçmiş günâhları affolur.” [Sahîh-i Buhârî]

Bu hadîs-i şerîften anlaşılıyor ki, orucun Allahü teâlânın emri olduğuna inanmak ve sevâp beklemek lâzımdır.

İslâm âlimlerinin büyüklerinden olan İmâm-ı Rabbânî hazretleri, Ramazân ayının ayların en kıymetlisi olduğu husûsuna dâir buyurmuştur ki:

“Ramazân-ı şerîf ayında yapılan nâfile namaz, zikir, sadaka ve diğer bütün ibâdetlere verilen sevâblar, başka aylarda yapılan farzlara verilen sevaplar gibidir. Bu ayda yapılan bir farz, başka aylarda yapılan yetmiş farz gibidir. Bu ayda, bir oruçluya iftâr verenin günâhları affolur; Cehennem’den âzâd olur. O oruçlunun sevâbı kadar, ayrıca buna da sevâb verilir. O oruçlunun sevâbı da hiç azalmaz.

Bu ayda, emri altında bulunanların [ya’nî işçinin, me’mûrun, askerin ve talebenin] işlerini hafîfleten, onların ibâdet etmelerine kolaylık gösteren âmirler [meselâ patronlar, müdürler, kumandânlar ve öğretmenler] de affolurlar; Cehennemden âzâd olurlar.

Resûlullah Efendimiz, bu ayda, esîrleri âzâd eder, kendisinden istenilen her şeyi verirdi. Bu ayda ibâdet ve iyi iş yapabilenlere, bütün sene, bu işleri yapmak nasip olur.

Bu aya saygısızlık edenin, günâh işleyenin bütün senesi, günâh işlemekle geçer. Bu ayı fırsat bilmelidir; elden geldiği kadar ibâdet etmelidir; Allahü teâlânın râzî olduğu işleri yapmalıdır.

Bu ayı, âhıreti kazanmak için bir fırsat olarak görmelidir. Kur’ân-ı kerîm Ramazân ayında indi. Kadir gecesi, bu aydadır…..”

 Bu ayda, Allahü teâlânın râzî olduğu bütün işleri daha çok yapmalıdır; bütün bedenî ve mâlî ibâdetleri, daha fazla yapmaya gayret etmelidir.

Allahü teâlânın gazabına sebep olabilecek bütün harâmlardan, kötülüklerden daha çok sakınmak, îmân ve ibâdet bilgilerini, harâmları öğrenmek, kul haklarından sakınmak, üzerinde kul hakları varsa helâlleşmek, günâhlardan tevbe etmek de lâzımdır.