Batılı İlim Adamlarının İncil Hakkındaki Bazı Görüşleri

Batılı ilim adamları, târihçiler, hattâ Hıristiyanlar, bugün elde bulunan İncillerin bozuk olduklarını bildirirken, mânevî kuvvetlere inanmayan, maddedeki ilerlemenin sarhoşu olup, rûh bilgilerinden haberdar olmayan ve hiç bir dîne inanmayanlar da İncillerdeki bozuk yerleri öne sürerek, bütün dinlerin aleyhinde bulunmaktadırlar.

Bugünkü İnciller hakkında, birçok batılı ilim adamının verdiği karar şudur:

Eldeki İnciller, Allah sözü değildir. Allah sözü olması gereken eski İncil, bugünkü şekli ile tamâmen başka bir kitap hâline dönüşmüştür. Bugünkü İncillerde, Allah sözü olması düşünülebilen sözler yanında, birçok yabancı kimse tarafından eklenen sözler, tahminler, rivâyetler ve hikâyeler vardır.

İncillerde ve bütünüyle Kitab-ı Mukaddes’te, hala Allah’ın birliğini ifade eden bazı cümleler bulunmaktadır. Bunların bir kısmı şöyledir:

Markos (12:30): Allahımız tektir.

Tesniye (4:25): Yalnız bir Allah olup, ondan gayrisi yoktur.

Îşâya (45:5): Rab benim, benden gayri ilâh yoktur.

Yuhanna (5:3): Îsâ dedi ki, ben kendiliğimden bir şey edemem, işittiğime (yâni bana verilen vahye) göre hüküm ederim. Kendi irâdemi (bir şeyi yaptırmak arzusu) değil, ancak beni gönderenin (yâni Allah’ın) irâdesini ararım.

Hazret-i Îsâ aleyhisselâmın sadece peygamber olduğuna dâir beyanlar:

(Matta 27:57): Îsâ aleyhisselâm onlara; “Peygamber, kendi vatanından ve evinden gayrı yerlerde de îtibârsız değildir” dedi.

(Yuhanna 8: 26-27): Beni gönderen Allah’tır. Ben dünyâya ancak O’ndan işittiklerimi söylerim.

Bütün bu cümleler, bugün Hıristiyanların elinde bulunan İncillerden ve Kitab-ı Mukaddeslerden alınmıştır. Yâni ne kadar değiştirirlerse değiştirsinler, hâlâ Tevrat ve İncillerde, muhakkak hakîki Tevrat ve İncil’den kalma doğru sözler bulunmaktadır.

Bugünkü İncillerin Allah sözü mü, yoksa insan eseri mi olduğu hakkında Hıristiyan ilim ve fen adamlarından bâzılarının görüşü de şöyledir:

Moody İncil Enstitüsünden Dr. Graham Scroggie,  İncil, Allah Sözü müdür? adlı kitabının 17. sayfasında diyor ki:

“Evet, İncil insan eseridir. Bâzı kimseler, neden olduğunu anlamadığım sebeplerden ötürü, bunu inkâr etmektedirler. İncil, insanların dimağında teşekkül etmiş, insanlar tarafından insan dili ve insan eli ile yazılmış ve tamâmiyle insan karakteri taşıyan bir eserdir.”

Başka bir din adamı Kenneth Gragg, Hiristiyan olmasına rağmen, şöyle demektedir:

“Kitab-ı Mukaddes’in Ahd-i Cedîd kısmı, Allah sözü değildir. Burada, doğrudan doğruya insanların anlattıkları hikâyeler, herhangi bir işin nasıl yapıldığını gören insanların görgü şâhitliği vardır. Sırf insan sözü olan bu kısımlar, kilise tarafından insanlara Allah sözüymüş gibi nakledilmektedir.”

Teolog Prof. Geyser: “İncil’in tamâmı Allah kelâmı değildir. Fakat, buna rağmen kutsal bir kitaptır” demektedir.

İncil’de yazılı hususlara, bilhassa “Allah, oğul ve rûhu’l-kudüs” gibi üçlü tanrıya inanmayan papalar bile ortaya çıkmıştır. Bunlardan biri olan Papa Honorius, üçlü tanrıyı kat’iyetle reddettiği için ölümünden 48 sene sonra İstanbul’da toplanan Sinod (Papazlar Heyeti) tarafından resmen lânetlenmiştir (Sene M. 680).

İncil’in bugünkü hâli

Bugün, ellerindeki İncîllerin doğruluğu hakkında tam bir paniğe kapılmış olan, bilhassa genç Hıristiyanlar, bu kitaplarının bildirdikleri hiçbir şeye inanmamakta ve tam mânâsıyla bir dinsiz olmaktadırlar. Gerçekten o insanlara yazık oluyor ve kendileri acınacak durumlara düşüyorlar.

Hıristiyan gençler, niçin İncillere inanmıyorlar? Çünkü:

1. İncil’de Allah sözü olarak kabul edilecek çok az parça vardır.

2. İncil’deki bâzı sözlerin Allah sözü değil, Peygamber sözü olduğu, onların ismi ile belirtilmektedir.

3. İncil’e kimin tarafından söylendiği belli olmayan birçok söz eklenmiştir.

4. Havârîlerin hikâyelerine birçok masallar, efsâneler karıştığı bizzât Hıristiyan din adamları tarafından îtiraf edilmektedir.

5. Havârîlerin, Hazret-i Îsâ hakkında bildirdikleri şeyler birbirinden farklıdır.

6. İçinde hakîkî beyanlar bulunan “Barnabas İncili“ gibi bâzı İnciller yok edilerek ortadan kaldırılmıştır.

7. İncil bugüne kadar pekçok defâlar, dînî hey’etler tarafından incelenerek değiştirilmiştir. Bu incelemeler halen devâm etmektedir. Bir rivâyete göre, bugün elde birbirinden tamâmen farklı  4.000 İncil vardır. Buradaki rakam hiç önemli değil, önemli olan, velev bir tane de olsa, birbirinden çok farklı nüshaların bulunmasıdır.

Her tetkik heyeti, bir evvelki İncil’in içinde çok ağır hatâlar bulunduğunu iddiâ etmektedir.

8. Krallar, İncil’de tâdilât yapılması için emirler vermişler ve bu emirler yerine getirilmiştir.

9. İncil’in ifâdeleri, bir Allah kitabı ifâdesi olmakdan çok uzaktır. Hele Kitab-ı Mukaddes’teki Eski Ahid’in bâzı parçaları, çocukların yanında okunamıyacak kadar müstehcendir.

10. İncil’in içinde binlerce hatâ bulunduğunu, batılı Hıristiyan mecmuaları yazmaktadır. Bu hatâların en büyüğü olan üçlü Allah mefhumunu düzeltmek için, bugün Hıristiyanlar aşırı bir gayret içindedirler. Hattâ son zamanlarda Yuhannâ İncili’nde bulunan bir cümleden bile faydalanmaya çalışmaktadırlar. Bu cümle şudur: “Yuhanna’nın birinci mektubu: Baba, kelime ve Rûhu’l-kudüs, üçü birdir.” Burada oğul yerine “kelime” denilmiştir.

11. İncil’in bir Allah kelâmı değil, insan eseri olduğu, nihâyet Hıristiyan din adamları tarafından da kabûl edilmiştir.

Halbuki, Allah kelâmı asla değişmez. Böyle eksik, yanlış, hatâlı kısımları bulunan, iki de bir de değiştirilen ve insan eli ile yazıldığı kendi din adamları tarafından da îtiraf edilen bir kitap “Allah’ın kitâbı” olamaz. İlim ehli kişileri, bu konuda insafa davet ediyoruz

Allahın kitabında bulunması gereken nasîhat, yol gösterme, iyiyi-kötüyü ayırma, dünyâyı ve âhireti tanıtma, tesellî gibi hususların hiçbiri bu günkü İncillerde yoktur.

Plain Truth mecmuasının 1975 senesi Temmuz nüshasında şöyle denilmektedir:

İtirâf edelim ki, Hıristiyan olmayan okumuş kimselere, onların fikirlerini değiştirebilecek kudrette bir kitap gösteremiyoruz. Onlar bize birbirinden farklı İncilleri göstererek: “Görüyorsunuz ya, siz daha kendi aranızda bile anlaşamamışsınız. Bize neyi öğretmek istiyorsunuz?” diyorlar.

Yine Fransa’da yayınlanan L’Evenement Du Jeudi dergisinin Temmuz-1993 sayısında da bugünkü İncillerin sahte olduğu belirtilerek deniliyor ki: “Gerçek İncil’i artık açıklama zamanı geldi… Ancak, bazı güçler, Hristiyan ve Yahudi medeniyetlerini kökünden sarsacağı için gerçek İncil’i açıklamıyorlar.”

Zaman zaman yapılan bu ve benzeri açıklamalar bugünki mevcut İncillerin gerçek incil olmadığının delilleridir.