Allahü Teâlâ, Zulmün Her Çeşidini Harâm Kılmıştır

“Adâletsizlik, adâletin sınırını aşmak, başkasının hakkına tecâvüz etmek; bir şeyi kendi yerinden başka bir yere koymak, haksızlık” gibi ma’nâlara gelen “zulüm”, kimden gelirse gelsin ve kime karşı yapılırsa yapılsın, mukaddes dînimiz İslâmiyette kesin sûrette harâm kılınmıştır.

Haksıza ve haksızlığa karşı, hakkın ve haklının yanında yer almak; zâlime hasım, mazlûma da yardımcı olmak, müslümânın olmazsa olmaz vasıflarındandır.

Allahü teâlâ, Kur’ân-ı kerîminde, her mahlûka karşı yapılacak olan her çeşit zulmü yasaklamış, zâlimleri korkunç azap ve âkıbetlerle tehdîd etmiş, onların aslâ yâr ve yardımcıları olmayacağını da belirtmiştir. Misâl olmak üzere, burada bazı âyet-i kerîme meâllerini zikredebiliriz:

“Düşmânlık ancak zâlimlere karşıdır.” (Bakara, 193)

“Biz sana, insanlar arasında Allah’ın sana gösterdiği gibi hüküm vermen için hakîkatin ifâdesi olan bu vahyi indirdik. Sakın hâinlere taraftâr olma.” (Nisâ, 105)

“Zâlimler aslâ felâh bulmazlar.” (En’âm, 21)

“Zâlimlere en ufak meyil göstermeyin, yoksa size de ateş dokunur.” (Hûd, 113)

“Sakın zâlimlerin yaptığından Allah’ı gâfil sanma! O, sâdece onları, gözlerin dehşetten donup kalacağı, bir noktaya dikilip bakacağı bir güne erteliyor.” (İbrâhîm, 42)

Yüce Allah, imhâl eder, ya’nî mühlet ve fırsat verir, fakat aslâ ihmâl etmez; ya’nî şu imtihân dünyâsında zâlimler kendi karakterlerine uygun davranışlar sergilerler; sonunda dünyâda da âhirette de amellerinin karşılıklarını görürler. Hadîs-i şerîfte buyuruldu ki:

“Hiç şüphesiz Allah, zâlime mühlet verir, yakalayınca da kaçmasına fırsat vermez.” (Müslim, Sahîh, Kitâbu’l-Birr 61)

Zâlimden yana olmak, bir nevi Allah’a karşı olmak demektir. Zâlimi desteklemek şöyle dursun, ona ve fiiline kalben destek olmak bile azâb sebebidir.  Çünkü âyet-i kerîmede (meâlen) şöyle buyurulmuştur:

“Allahü teâlâ kullarına zulm etmez (haksızlık etmez). Onlar kendilerini azâba, acılara sürükleyen (bozuk düşünceleri,) çirkin işleri ile kendilerine zulm ve işkence ediyorlar.” (Nahil, 33)

“Hâşâ zulm etmez kuluna Hudâsı,

  Herkesin çektiği kendi cezâsı” diye boşuna söylenmemiştir.

Yüce Rabbimiz, hadîs-i kudsîde de buyurmuştur ki: “Ey kullarım! Ben, kendi nefsime zulmü harâm kıldım; onu sizin aranızda da yasakladım; birbirinize zulüm yapmayınız…” (Müslim, Sahîh, Kitâbu’l-Birr 55)

Sevgili Peygamberimiz ise bir hadîs-i şerîfte şöyle buyurmuştur:

“Zâlim de olsa, mazlûm da olsa kardeşinize yardım ediniz.” Sahâbe-i kirâm, “Yâ Resûlallah! Mazlûma yardım edelim, ama zâlime nasıl yardım edeceğiz?” diye suâl ettiler. O da, “Zâlimin zulmüne mâni olursunuz; bu da ona yardımdır” buyurdu.[Buhârî]